25 Aralık 2012 Salı

Ben Halimden Memnunum Teyzeler

Nedir bu ''Allah kurtarsın'' davası anlamadım gitti. Son günlerde sokakta, orda burda gördüğüm, konuştuğum kadınlar '' Allah kurtarsın kızım.'' diyorlar. Allah beni neden kurtarıyor? Hamile kadına söylenebilecek en moral bozucu sözlerden biri bence. Hem '' Allah kurtarsın'' hapse girenlere, çile çekenlere söylenmez mi? Kurtarılacak bir durumum olduğunu düşünmüyorum. Evet, kabul ediyorum ilk 3 ayım hiç kolay geçmedi, bedenim, hormonlarım, psikolojim sürekli değişiyor. Belki son zamanlar daha zor geçecek, belki beklenmedik durumlar olacak ama yine de kurtarılacak durumda olduğumu kabul etmiyorum. Tüm zorluklara ve değişimlere rağmen ben kendimi şanslı ve iyi hissediyorum. Tabii ki umutsuzluğa düştüğüm, çaresizce aldığım sorumluluğu düşünüp durduğum zamanlar oluyor ama bu da bir parçası yaşamın, bunu deneyimlemek, yaşamak istiyorum. Anne olmak istiyorum.

21 Aralık 2012 Cuma

Hamile Bir Kadının 21 Aralık Rüyası

Bir yolcu otobüsünde gidiyoruz. Otobüs dolu, tanıdıklar var hep, yanımda da Erdem. Gidiyoruz otobüste tıngır mıngır... Derken bir gürültü dışardan... Bakıyorum pencereden, elektronik eşyalar canlanmış, sokağa dökülmüş, insanları öldürüyorlar! Bu gerçek olamaz diyorum, bir daha bakıyorum, ayaklanmış yürüyorlar. Sonra gökyüzüne bakıyorum, devasa bir cisim üzerimize hızla geliyor... Hıh göktaşı düşüyor, aman allahım, ''Erdem, ölüyoruz galiba!''  Derken, göktaşı bizi ıskalıyor ve otobüsün yanına düşüyor... ''Oh, kurtulduk!'' Makinalardan kurtulduk, göktaşı bizi ıskaladı, şimdi sırada sel var... Her yer su içinde, sokaklar, caddeler.. Burası neresi? Roma'ya geldik bir anda, sonra Paris'e, bu yıkılan Eyfel Kulesi mi??? ''Noluyor dünyaya? Ölmek istemiyorum! Karnımda 2 bebek var, hamileyim ben!''
Ve otobüs duruyor. Erdem otobüsten iniyor, koşarak geri dönüyor. ''Canım, gerçek değil bunlar, pencerelere bak!'' ''Aaaa pencerelerin dışına ekran yerleştirmişler, her şey aldatmacaymış.'' Otobüsten iniyorum ve güneşli, mis gibi bir bir gün beni bekliyor. :)


Hiç inanmadığım 21 Aralık hikayesi, işte beni, bilinçaltımı böyle etkilemiş :)

19 Aralık 2012 Çarşamba

İkizlerin 12. ve 16. Hafta Görüntüleri




İkizlerin 12. haftadaki durumları...





                                                   İkizlerin 16. hafta durumları

Yavruların içerdeki durumları işte bu şekilde... Biz şuanda 14. haftadayız, tam bu iki durumunun arasında bir yerlerde yani. Şuanda yer geniş, rahatça hareket edebiliyorlar. Son ultrason kontrolünde zaten 2si de çok hareketliydi. Sürekli dönüp duruyorlardı keselerinin içinde. Henüz hareketlerini hissetmiyorum ama bir kaç haftaya hissedebilecekmişim. Çok istiyorum kıpırdanmalarını takip etmeyi..
Tabii bir süre sonra tekmeler, yumruklar uçuşacak  o ayrı... :))

18 Aralık 2012 Salı

Günlerdir Boşa Çile Çekmişim

Üçüncü ayın bittiği günlerde karnımda ufak tefek değişiklikler olmaya başladı, şiştimi, noldu derken 1 hafta içinde bariz bir hamile göbeğine sahip oldum. Şuanda 14. haftadayız ve yolda insanlar sormaya başladı kaç aylık hamile olduğumu. Çok değişiklik göstermesine rağmen bu karın büyüklüğü meselesinin, genel olarak 4 - 4 buçuk  aylık hamilelerin göbeğine sahibim şuanda :) Bu sabah tartıldım, henüz 1 kilo 800 gram almışım.

Geçen haftaya kadar dolabımdaki rahat kıyafetlerle idare ettim. Kıyafetlerle dediğime bakmayın, tayttan başka bir şey giymedim desem daha doğru olur. Tayt ve üzerine rahat kazaklar, gömlekler.. Amma son günlerde, o çok rahat taytların beli sıkmaya başladı. Ankara'dan bana bakmaya gelen annem, durumu görüp ''Haydi çarşıya'' diyerek beni ikna etti ve hayatımın en rahat pantolonlarıyla tanıştım. :)) 

Bu hamile kıyafetleri ne rahatmış meğerse... Göbeği saran o kumaş parçası beni nasıl mutlu etti anlatamam :) Çok da uygun fiyata mis gibi kıyafetler aldım. Keyfim yerinde, artık ne giyeceğim derdini bir süreliğine çözmüş oldum :)

12 Aralık 2012 Çarşamba

13. Hafta ve Detaylı Ultrason Taraması

Bu haftalarda mide bulantım azaltı, sabahları daha iyi uyanmaya başladım, biraz iştahım açıldı. Sulu, kıymalı sebze yemekleri, zeytin yağlılar yemeye başladım.
Yorgunluk hissi de günden güne azalıyor fakat hızlı yürüdüğümde ve merdiven çıkarken nefes nefese kalıyorum. Aniden çarpıntım oluyor. Biraz araştırdım bu normal bir durummuş, doktoruma sordum, normalden fazla kan ürettiğimden ve hatta 2 bebiş için de üretmem gerektiğinden bazen kalbim yetişebilmek için hızlı atıyormuş. Endişelenecek bir şey olmadığını, bunu çoğu hamile kadının yaşadığını söyledi. Rahatladım :)

Son günler geçmek bilmedi! Görüş günü yaklaştıkça heyecanım arttı, uykularım kaçtı, rüyalarım zaten aldı başını gitti, her gece ne maceralar ne maceralar :)

Ve işte son görüntüler...

Kendisi Fetus A olarak adlandırılıyor  :)




Bu daa Fetus B :)






Bu hafta bebişler için önemli olan ölçümler vardı. 2'li test olarak bilinen down sendromu olasılığını gösteren belirtiler ultrasonda taranıyor, ense arkasındaki sıvı ölçülüyor, 2,5 mm'den fazla olması istenmiyor. Burun kemiğinin belirginliğine bakılıyor, mümkün olduğunca belirgin olması isteniyor. Ayrıca kan testi ile bazı değerlere bakılıyor. Fakat çoğul gebeliklerde kan testi sağlıklı sonuç vermiyor çünkü hangi plesentadan geldiği belirlenemiyor ve ölçülemiyor. Bu durumda doktorlar ayrıntılı bir ultrason taraması yapıyor ve tüm olasıkları inceliyorlar.

Bizim bebişlerin tüm ölçümleri olması gerektiği gibi çıktı :) İçim rahatladı. Keyfim yerinde, sürekli gülen bir yüzle dolaşıyorum :)

6 Aralık 2012 Perşembe

Üçüncü ay, Üçüncü Ultrason

İkinci ayı çok şükür bitirdikten sonra, üçüncü ay da aynı şekilde halsiz, miskin, hafif depresyon halinde geçti. Bulantılara, baş dönmelerine devam. Bir de hep nezle gibiyim. Burnum hep tıkalı, doktor deniz suyu önerdi, rahatlıkla kullanabilirmişim. Küçük bir araştırma sonucu öğrendim ki bu nezle durumuna da hormonlar neden oluyormuş ve hamilelik boyunca devam edebiliyormuş. Daha önce hiç duymamıştım. Bu 3 ayda daha önce duymadığım bir çok şey öğrendim. Bir sürü kitap ve site karıştırdım, okudum da okudum... Nat Geo Anne Karnında belgesellerini seyrettim. Her hafta bebişler nasıl gelişiyor, hangi organları oluşuyor ezberledim :)

Bu haftalarda duygusallığım doruktaydı, her şeye ağladım, en ufak şeye alındım. Karamsardım, kara kara düşündüm ikizlere nasıl bakacağız, nasıl altından kalkacağız diye... Erdem hep sakinleştirdi beni, umut verdi. :)

3. ayın başlarında 3. kez doktor kontrolüne gittik. Ultrason görüntülerinde bebişlerin başları, kolları, bacakları belirmeye başlamıştı, kalp atışlarını dinledik. Gözyaşları sel oldu gitti :) Her şey yolunda gözüküyordu. Sekizinci haftadan itibaren bebişlerin cinsel organları oluşmaya başlıyor ama tamamlanması ve görünür hale gelmesi 15-16 haftayı buluyor. Yani daha çok var :)





İkinci Ay, İkinci Ultrason

İlk ultrasondan sonra yani 5 haftadan sonra hiç bir şey yiyemez durumdaydım. Evde pişen tavuk, köfte kokusu beni mahvediyordu. Söylenmeye başladım, evde et pişmesi konusundaki fikirlerim Erdem'in kulağına hiç hoş gelmiyordu, buna ve tüm şikayetlerime şahit olan Nihan '' Bu kış sert geçecek'' dedi ve hep beraber kahkahayı bastık. :) (Sonrasında evde tost, makarna ve pilavdan başka bir şey pişmedi.)

İkinci ayım kanepeye yapışmış, halsiz, bitkin geçerken, o mide bulantısı beni iyice fena yaptı. Sabah bulantısı değil bütün gün pis bir mide bulantısı, hiç bir şey yemek istememek ve açlık, baş dönmesi ve ben! İşte özet!
Tost ve makarna dışında, süt içmeye çalıştım, bol yoğurt yedim, yumurta yedim. Daha çok hayatta kalmaya çalıştım. Canım hiç bir şey yapmak istemedi. Yattım, uyudum, şikayet ettim, sızlandım :)
Tüm bunlara rağmen mutluydum, hep içimdeki minikleri düşündüm :) 

31 Ekim: İkinci doktor randevusu ve ultrason günü.











Her şey yolunda, henüz çok küçükler :)

Söylemeli mi? İçinde tutup çatlamalı mı?

Şimddii geldi sıra bu güzel haberi paylaşma meselesine... Doktor, ''Henüz erken, paylaşmak için.'' dedi.
Napalım? Çatlayalım mı? :))

Çatlamadık, ailelerimizle hemen paylaştık tabi ki!! 3 gün, 3 gece kutlamalar, ağlaşmalar, sevinç çığlıkları... :))

Buarada benim bulantım ve sersemlik dururumum ağırlaştıkça zaten saklamak pek mümkün olmadı.

İki tip tepki var aşamada: Birinci tepki şekli, ''Aaa evet söylemeyin kimseye, söylenmez!''

İkinci tepki şekli, ''Ay ne var bunda, duysun dünya alem!''

Tabi ki ilk 3 ay riskli, bu doğru, temkinli davranmak lazım ama gel gör ki zor! Çok zor! :))


İlk Doktor Randevusu ve Ultrason

22 Ekim: Heyecanlıyım hem de çok... Test sonucunu doktorumuz Tolga Bey'e ilettikten sonra bize 1 hafta sonrasına randevu verdi. Henüz çok küçük olduğundan anca 5 haftalıkken görülebileceğini söyledi. Her neyse bu bir hafta geçmek bilmedi. Hafif mide bulantıları, sersemlik derken büyük gün geldi. Doktora giderken yanımızda kuzenim Nihan vardı, kendisi dışarda beklerken sanırım dokuz doğurdu :)

Haydi hemen görelim küçük yavruyu :)

Dr Tolga: Ne görüyorsunuz burda?

Pelin: Bilmem ki... Sanki 2 tane görüyorum.

Dr Tolga: Evet ben de 2 tane görüyorum.

Pelin: İkiz mi?!

Dr Tolga: Evet! Hayırlı olsun!

Pelin: Vay bee!! :))

Dr Tolga: Eşinizi çağıralım mı??

Pelin: Evet!

Dr Tolga: Erdem Bey burda ne görüyorsunuz?

Erdem: Bilmem şurda bir yuvarlak var. O mu görmem gereken?

Dr Tolga: Başka?

Pelin: Canımmmm 2 taneler!

Erdem: Nee ikiz mi? Yok canım! Vay be...

Vee yine duygusal anlar.....




2 ayrı yumurta, 2 ayrı sperm ile döllenmiş ve çift yumurta ikizlerimiz oluşmuş... Birbirlerine sadece 2 kardeş kadar benzeyecekler ve % 70 ihtimalle aynı cinsiyetten olacaklar...



Canııııım şuna bir bakar mısın?

14 Ekim: Bu haftasonu gereksiz bir mide rahatsızlığı... Ne bu? Pazar kahvaltısına noldu? Evde Seran  ve Emre var. Kahvaltı yapalım beraber ama nedir bu midemdeki hoşnutsuzluk? Biraz da gecikti sanki adet günüm, dündü sanki ya da ondan önceki gün.. Göğüslerim de çok ağrıyor! Noluyor bana? Neyse yarın ola hayrola :)

15 Ekim: Bugün artık bir şey yapmak lazım. Test mi yapsam acaba? Nerden alsam acaba?

Test zamanı: Heyecanla geçen bir 3 dakika.. Veee çift çizgi! Yok canım! Sanmam! Allah allah yanlış görüyorum heralde!

Pelin: Caannııımm şuna bir bakar mısın? Yanlış galiba!

Erdem: Bu ne? Test mi yaptın? Çift çizgi!

Pelin: Ama baksana ikinci çizgi çok silik!

Erdem: Hayır canım bariz bir şekilde çıkmış! Çift çizgi ne demek dur bakayım. Aaa nasıl yani? Aaaa çok ilginç! Galiba hamilesin canım! :)

Ve özel anlar......