16 Temmuz 2014 Çarşamba

İLK ve SON

     Bir yaz sabahı uyandım, üşümüş, mahmur ve dağınık. Güllük'teyiz. Ev dağınık, saç baş dağınık, çocuklar dağınık... Her yer karma karışık, alt üst. Yataklar, koltuklar, dolaplar...
     Eskiden düzenliydi buralar, bu odalar. Eskiden temizdi buralar, bu balkonlar. Eskiden küçüktüm ben, hiç büyümemiştim. Eskiden sesler vardı buralarda, eskiden kalan şarkılar çalardı bu kaset çalarda.. Eski filmler oynardı yazlık sinemada. Koşardık sokaklarda tozun toprağın içinde.. Elimizde boncuklar olurdu rengarenk, çeşit çeşit.. Boyardık duvarları kendi rengimize. Bisikletimiz dururdu kapımızda, ekmek almaya giderdik çarşıya. Eskiden yüzerdik biz bu denizde, buruşurdu parmaklarımız, güneş geçerdi başımıza. Dalgalarla boğuşur dururduk.
     İlk biralarımızı burada içtik, ilk sigarayı burada yaktık ellerimiz titreyerek. İlk buralarda aşık olduk biz, ilk buralarda gülüştük. Dostluğu bu çay bahçesinde öğrendik biz. Tavla oynadık, kız tavlası. İlk burada sabahladık denizin ortasında. İlk burada saydık yıldızları. İlk bu sahilde yürüdük çıplak ayak. Burada öğrendik yüzmeyi, yürümeyi, konuşmayı, boncuktan kolye, midyeden bilezik yapmayı. İlk paramızı burada kazandık, ilk paramızı burada harcadık. Güneşin batışının güzelliğini ilk bu koyda gördük, kızıl dolunayın denizle buluşmasına ilk burada şahit olduk.
     İlklerin, eskilerin kasabası burası. Çocuklarım ilk burada soktu ayaklarını denize, ilk burada gördüler yazlık evi, yazlık havasını. İlk mayolarını burada giydiler. İlk burada yiyecekler dalından yeni koparılmış inciri, mandalinayı...
     İlklerin ve eskilerin kasabası burası benim için. Dilim varmıyor '' SON '' demeye, yakıştıramıyorum  '' BİTTİ '' demeyi dilime. İçim elvermiyor veda etmeye... Gönlüm kırık, gözlerim dolu, yüzümde o eski güzel günlerden kalma minik ama derin gülümseme... Ve SON, SON yaz günlerim burada.